B İR CEZA VE BİR ÖDÜL

B İR CEZA VE BİR ÖDÜL

Yaz çalışması ndayd ı k. Ekin biçiyoruz. Biçilen ekinler tı rmı kla yığı n yapı lı yor. Öğle dinlencesi ba şlayacak. Başımızda büyük s ı nı flardan Hilmi Sertel var. Hilmi Sertel Niyazi Arı ca'dan, ekinlerin rüzgarda savrulmamas ı içiıı , y ığı - nı n üzerine ta ş koyması nı istedi. Niyazi de, y ığı n ı n üzerine iki küçük ta ş koydu. Hilmi Sertel baktı ki, bu "yumruk kadar" ta şlar y ığı nı koruyamayacak, yeni bir buyruk verdi Niyazi'ye: "-Lan oğlum, bu ta şlar bu ekini eyler mi'? Otur bakal ı m ş u yığıııııı üzerine!" Niyazi oturur. Biz ö ğle dinlencesine ç ı karı z, yemeçzi yerin, öğle uykusunu uyuruz. Üç saat sonra yeniden i ş ba şı yaptığı mı zda, Niyazi Ar ı ca 'y ı y ığı n ı n üzerinde oturur buluruz! Ödül de Mehmet Ar ı ca'n ı n giri şimiyle oldu: 4'ten S'e geçmi ştik (1951). Faz ı l Öğretmen, "in şaat" çalışmaları nda okulun çevresine kaz ı k çakt ı rı yor. Her gün güçlü kuvvetlilerden on be ş ki şi kadar seçerek kaz ı k çakt ı r ı - yor. Mehmet Ar ı ca, bir seçim sonras ı dedi ki: "- Bizler,. ötekilerden çok mu yiyoruz da, her gün kaz ı k çakmaya seçiliyoruz!" Öğretmen bu sözleri duyar. "Ne dedin?" diye sorar Ar ı - ca'ya. O da doğruyu söyler. SON KOY ENST İ TÜLÜ 75 Fazı l OCzretmen bu arkada şlar ı götürür revirin üst yan ı na kazı k çakmaya. Hava az sislidir. Kimi birer kaz ı k çaknu ş t ı r. ki . "durun!" der. "Eli ıı i ıdeki kazı klarmı zı çak ı nca buraya gelin!" ,Sonra i şi bı rakt ı m, lokale götürür hepsini. Alurdan bozma lokalimiz vard ı . "Ne yer içerseniz benden!" der. Bu arkada ş lara o gün ba şka i ş de vermez. BAHÇE KÜLTÜRLERI İ STASYONU Biti şiğirnizdeki Bahçe Kültürleri istasyonu (Ziraat-Fidanlı k) ile sağl ı klı bir ilişkimiz yoktu. Onlar bize "ters" bakard ı diyebiliriz. Aramı zda duvar vard ı . geçmek yasakt ı . Birkaç kez hafta sonlar ı nda Bahçe Kültürleri yolunda yürüdüğümü an ı msı yorum. Dümdüz bir yoldu. Daday Çay ı . ı . S ı n ı f öğretmeni ve tabiat bilgisi oğret- üzerinde köprü vard menimiz Melffluı t Şeny ı ld ı z, bizi bir kez oraya gezmeye gö- türmüştü. Bir kez de Daday • Çay ı üzerindeki bir un de ğirmenine gittik. Topçu'nun Fabrikas ı mı neydi ad ı . Bugünkü Kastamonu-inebolu yolunun geçtiği yere yak ı nd ı '.