CUMHURİYET DÖNEMİ MİMARLIĞI























Köy Enstitüleri belli bir kesim tarafından Cumhuriyet döneminin aydınlanma projelerinden biri olarak görülürken, bazı çevreler tarafından ise köylüyü köyde tutma çabasından ötürü “ölü doğan” bir eğitim modeli olarak değerlendiriliyor. Köy Enstitülerinin toplumsal hafızada önemli bir yeri olduğunu söyleyen yazarlar, Eskişehir’de bulunan Çifteler örneğini ele alarak, 1940’lardan günümüze yerleşkelerin geçirdiği değişimleri inceliyorlar.
Cumhuriyetin kuruluş dönemini şekillendiren ideoloji, yeni bir Cumhuriyet yönetimi altında “yeni ekonomi”, “yeni endüstri”, “yeni mimari” ve “yeni vatandaş”ın inşasıdır.(1) Bu düşünce yapısını kurmak ve geliştirmek üzere ortaya çıkan pek çok kurumdan biri de Köy Enstitüleridir. Köy Enstitüleri Projesi dönemin Milli Eğitim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç ve Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel tarafından geliştirilmiş ve uygulanmıştır.(2) Bu proje kapsamında toplumsal kalkınmanın başlaması gereken yer olarak görülen ve nüfusun büyük çoğunluğunun yaşamakta olduğu köylerde görev yapacak öğretmenlerin yetiştirilmesi hedeflenmiştir. Genç köy öğretmeni adaylarının, köy hayatını geliştirebilmeleri ve öğrencilerin yanı sıra köylüleri de eğitebilmeleri için, tarımdan inşaata kadar birçok konuda donanım sahibi olmaları planlanmıştır. Tonguç, enstitülerde verilmesini öngördüğü eğitime dair kendi yazdığı on iki maddelik bildiride, etkin ve yaparak öğrenme süreçlerinin tarif edilmesi gerekliliğini vurgular.(3) Bu çerçevede, enstitülerde uygulamalı eğitim sistemine ağırlık verilmiştir.
ÇİFTELER KÖY ENSTİTÜSÜ: KÖY ENSTİTÜLERİ SİSTEMİNİN İLK DENEYİ
1940-1948 yılları arasında kurulmuş olan 21 köy enstitüsünün ilk ikisinden biri olan Eskişehir Çifteler Köy Enstitüsü, Eskişehir ili sınırları içerisinde kalan ve Eskişehir kent merkezine yaklaşık olarak 40 km uzaklıktaki Mahmudiye ve Hamidiye köylerinde yeralan iki ayrı eğitim yerleşkesini ifade eder. (Resim 1)
Enstitünün temelleri, 1936 yılında Mahmudiye Köy İlkokulu’nda açılan “Eğitmen Kursu” ile atılmıştır.(4) Bu eğitmen kursu, İsmail Hakkı Tonguç denetiminde “etkin ve yaparak öğrenme” eğitim modelinin ilk denendiği kurs olması dolayısıyla, yalnızca Çifteler Köy Enstitüsü’nün değil, tüm Köy Enstitülerinin temelini oluşturmuştur. Bu ilk deney için Çifteler yöresinin seçilmesini Çifteler Köy Enstitüsü mezunu İlyas Küçükcan şu şekilde açıklar:(5)

  • Arazi devlete aittir ve yeterli miktardadır.

  • Toprak genelde tarıma elverişlidir ve Seydisuyu(6) adı verilen akarsuya yakındır.

  • Ulaşım ve konum, yerleşim için uygundur.

  • Uygun bir toplumsal yapı sözkonusudur. (Yörede “eğitime öğretime düşkün, yasalara saygılı ve barışçı nitelikleri öne çıkmış göçmen vatandaşlar” yaşamaktadır.)
Çifteler Köy Enstitüsü’nün Hamidiye ve Mahmudiye’deki iki yerleşkesi, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Çiftlik-i Hümayun olarak kurulup, Cumhuriyet’in ilanıyla Ziraat Vekâleti’ne devredilen arazinin parçalarıdır.(7) Çiftlik-i Hümayun, 1815 yılında II. Mahmud’un emri ile Çifteler’de tarımsal faaliyetler, at ve koyun yetiştiriciliği yapılması amacıyla kurulmuş, bu nedenle, çiftliğin kurulduğu arazi Mahmudiye adı ile anılır olmuştur. Çiftlik, bir süre yerel yöneticiler tarafından yönetilmiş, bunu takiben 1824 yılında vakfa çevrilmiştir. 1886 yılında ise, Çifteler’de olan çiftlik merkezi Mahmudiye’deki iki katlı merkez binasına taşınmış, bu yapı daha sonra Köy Enstitüsü binası olarak da işlev görmüştür.(8)(Resim 2, 3)
Mahmudiye’deki alanda Mahmudiye Köy Eğitim Yurdu’nun açılmasından bir yıl sonra, 1937’de, okulun ikinci yerleşkesi Hamidiye Köyü’nde açılmıştır.(9) 1939 yılında, okulun adı “Köy Öğretmen Okulu” olarak değiştirilmiş; daha sonra, 17 Nisan 1940 tarihli ve 1803 sayılı yasayla okul, “Çifteler Köy Enstitüsü ve Eğitmen Kursu” olarak anılmaya başlanmıştır. Çifteler Köy Enstitüsü, 1936 yılında açılan eğitmen kursu dönemindeki gibi, enstitü döneminde de Köy Enstitüleri sisteminde öncü rolünü korumuş, sadece eğitim programının geliştirilmesi ile değil, Çifteler Köy Enstitüsü’nde görev yapmış eğitimcilerin açılan diğer Köy Enstitülerine atanması ile de tüm Köy Enstitüleri sisteminde bir “deney olma” görevi üstlenmiştir. Enstitü dönemi süresince genelde Hamidiye’de 700-800 öğrenci, Mahmudiye’de de 500-600 öğrenci eğitimini sürdürmüştür.(10)
1952 yılına kadar iki yerleşkede de (Mahmudiye ve Hamidiye) eğitim sürmüştür. 27 Ocak 1954’te Köy Enstitülerinin tüm Türkiye’de kapatılmasıyla, Mahmudiye Yerleşkesi kapatılmış, Hamidiye Yerleşkesi ise öğretmen okulu olarak hizmet vermeye devam etmiştir.(11) (Hamidiye Yerleşkesi’nin Eskişehir-Ankara karayoluna olan yakınlığı, bu seçimde etkili olmuş olabilir.) 1954’te Hamidiye’deki okulun statüsü kent öğretmen okulları ile denkleştirilmiş ve eğitim 6 yıla uzatılmıştır.(12) 27 Ekim 1956’da ise, okulun adı tekrar değiştirilerek Yunus Emre İlköğretmen Okulu yapılmıştır. 1970 ve 1971 yıllarında, eğitim süresi bir kez daha yedi yıla çıkarılmış ve okulda, ilkokul öğretmeni eğitiminin yanı sıra lise eğitimi de verilmeye başlanmış; daha sonra 1975 yılında eski Çifteler Köy Enstitüsü yeni Yunus Emre İlköğretmen Okulu’nun yetiştirdiği son öğretmenler mezun olmuş ve ilköğretmen okulu kısmı kapatılırken, lise kısmı eğitim vermeye devam etmiştir.(13) Böylece 1937’den bu yana farklı eğitim anlayışları kapsamında öğretmen yetiştiren okul, bu işlevini yitirmiştir. 1990-1991 eğitim yılında ise, Milli Eğitim Bakanlığı kararıyla,(14) eğitim süresi dört yıla çıkarılmış, okul bir kez daha öğretmen okuluna çevrilerek adı Yunus Emre Anadolu Öğretmen Lisesi olmuştur. Okul, bugün de faaliyetini bu isimle sürdürmektedir.
ÇİFTELER KÖY ENSTİTÜSÜ YERLEŞKELERİNİN MEKÂNSAL GELİŞİMİ
Çifteler Köy Enstitüsü’nün mekânsal tarihini incelerken, daha önce yapılmış çalışmalardaki mekânsal bilgi ve analizleri biraraya getirmenin yanı sıra, bir arazi çalışması yapılmış ve Google Earth programındaki hava fotoğraflarından faydalanılmıştır.
Çifteler Köy Enstitüsü Yerleşkelerinin kuruldukları günden bugüne kadar sahip oldukları yapılar ve açık alanlar aşağıdaki gibi bir gelişim göstermiştir:

  • Aşama 1a: 1886 yılı civarında, Mahmudiye Köyü’ne, Seydisuyu’na yakın bir konuma taşınan Çifteler Çiftlik-i Hümayun’un merkez yapısı inşa edilmiş, bu yapı, daha sonra Köy Enstitüsü olarak hizmet vermiştir. (15) (Resim 2’de mavi ile gösterilen yapı veResim 3)

  • Aşama 1b: 1936 yılı Temmuz ayı başında yöneticiliğine Çiftlik (Hara) direktörü Numan Kıraç’ın (Ziraat Yüksek Mühendisi) getirildiği ilk eğitmen kursu, Mahmudiye Köy İlkokulu’nda açılmıştır. Aynı yıl kurs süresince eğitmen adayları, Ankara Yapı Usta Okulu öğrencilerinin yardımıyla öğretmen evi de içinde olan üç derslikli bir yapı, büyük köyler için model okulu ve bölge okulu niteliğinde olmak üzere bir üçüncü bina inşa etmişlerdir.(16) (Resim 4 , 5) Mahmudiye’de eğitim yapılarından biri olarak inşa edilen “Macar çatılı” yapı, yapım tekniği ve form olarak diğerlerinden farklılık göstermektedir.(17) (Resim 6-8)(18)

  • Aşama 2: 1938 ilkbaharında Hamidiye’de, Macar Usta Sili Layoş denetiminde, üç katlı ana binanın yapımına başlanmıştır.(19) (Resim 9-11)

  • Aşama 3: 1940 yılında on iki Köy Enstitüsü projesi elde etmek için bir büyük yarışma dizisi açılmıştır.
13 Mayıs 1940 tarihinde ilan edilen yarışma dizisinde, ilkinin teslimi 15 Temmuz 1940 olan Antalya-Aksu Köy Enstitüsü, sonuncusunun teslimi 2 Ocak 1941 olan Eskişehir-Çifteler Köy Enstitüsü olmak üzere on iki yarışma açılmıştır. Şartnamede katılımcıların yarışmasına katılacağı enstitüde en az üç gün kalarak arazinin genel durumunu, yerel yapım tekniklerini ve malzemelerini incelemeleri istenmiştir. Öneri projelerde orman, deniz, köy evlerinin nitelikleri gibi yerel özelliklerin vaziyet planında ifade edilmesi ve veri olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yine şartnameye göre, enstitülerdeki mevcut yapılar oldukları gibi korunacak, büyük miktarlarda toprak hafriyatı önerilmeyecek, projeler mümkün olduğunca topoğrafyaya uygun olacaktır. Yarışma şartnamesi, enstitü nüfusunun 600 kişi olacağı düşünülerek hazırlanmış, ortak kullanım ve servis alanları ise 800 kişiye göre düzenlenmiştir.(20)
Şartnamede talep edilen mimari programda, gündelik hayat ile eğitimi birleştiren “küme” kavramı öne çıkarılmıştır. Baysal’a göre, “temel bir birim olarak kümeler, kalabalık bir nüfusun gruplar halinde iş ve eğitim programına bölünmesidir”.(21) Şartnamede yer alan her okul binası, içinde kırk öğrencinin yemek yediği, uyuduğu, birarada okuma, tartışma, dikiş, daktilo gibi etkinliklerini yapabildiği ve sorumlu öğretmenlerinin de ikamet edeceği bir barınma yeri, bir “küme”dir. Yine Baysal’a göre, büyük ölçekli binalar yerine aynı işleve sahip çok sayıda küçük ölçekli bina kurgusu, kümelerin mimari karşılığıdır.(22) (Resim 12)
Eskişehir Çifteler Köy Enstitüsü için mimari yarışma projesi kapsamında Mahmudiye kısmında otuz, Hamidiye kısmında ise otuz beş yapı yapılması istenmiştir. Yarışmayı Emin Onat ve Leman Tomsu’dan oluşan ekip kazanmıştır.(23) (Resim 13) Çifteler Köy Enstitüsü Mimari Proje Yarışması’nın teslim edildiği tarih olan 1941’de, Emin Onat, 1938’de başlamış olduğu İstanbul Yüksek Mühendis Mektebi’nde mimari dersler muallimi (profesör) görevini sürdürmekteydi.(24) Aynı tarihte Leman Tomsu ise, Emin Onat’ın davetiyle Yüksek Mühendis Mektebi’nde asistan olarak göreve henüz başlamıştı.(25) Emin Onat ve Leman Tomsu ekibi, Çifteler Köy Enstitüsü Yarışması’ndan önce, 1940 yılında açılmış olan Kepirtepe Köy Enstitüsü yarışmasında da birincilik ödülü almışlardır. Kepirtepe ve Çifteler Köy Enstitülerinin tasarımında mimarların (ilgili şartnamelerde de vurgulanmış olan) iklime uygun, yöresel mimarlıkla ilişkilenen ve yerel malzemelerin kullanıldığı yalın, akılcı ve işlevsel bir yaklaşım sergiledikleri görülmektedir. Yapıların kolay inşa edilir olmasına özen gösterilmiştir.(26) Çifteler Köy Enstitüsü mimarisi, Hamidiye ve Mahmudiye Köyleri ile uyum içinde olup, tasarımda yerel malzeme, yığma yapım tekniği ve kırma çatı kullanılmıştır.(27) Jimnastik ve toplantı mekânlarında ve bir kısım işliklerde ise betonarme gusset’li çerçeve sistemleri kullanılmıştır.(28) Dikdörtgen prizma kütlelerden oluşan yapı kütlelerinde, girişler yükselen merdivenlerle veya bazı durumlarda ahşap direklerle vurgulanmaktadır. Cephe düzeninde dikey pencereler Emin Onat ve Leman Tomsu yapılarını, yerleşkedeki ve çevresindeki diğer yapılardan ayırmaktadır. Yarışma sonucu elde edilen mimari projeye ulaşılamadığı için, projenin ne kadarının uygulanabildiği bilinememektedir.
Tüm Köy Enstitüleri Yerleşkelerinde olduğu gibi Çifteler’in her iki yerleşkesinde de açık alanlar yaşamı şekillendiren en önemli ögelerdendir. Küçükcan’ın aktardığı gibi Hamidiye ve Mahmudiye Yerleşkelerinde açık alanlar dikkatle planlanmıştır (Resim 2 ve 9): “Asıl yerleşim alanındaki yapıların çevresi çiçek bahçesi ve park ağaçlandırılması olarak düşünülürken, yerleşkeden uzaktaki geniş alanlar tarla tarımı için ayrılır. Hamidiye'de yıkık değirmenin kullanılmaz durumdaki kanalının işlevsel hale getirilmesiyle sulanabileceği düşünülen oldukça elverişli ve yeterli alan meyve ve sebze bahçesi için planlanırken; her iki bölümdeki yamaç ve verimsiz topraklar da bağlık olarak belirlenir. Ekime elverişli ve bitek olmayan tepe üstlerinde akasyalıklar oluşturulacaktır. Ahırların enstitü yerleşkesi dışında, tarlalara ya da kırlık alana yakın yerlerde kurulması öngörülürken, Hamidiye ile Mesudiye arasındaki kesimde, Seydisuyu’nun çayır oluşturduğu kıyı bölümünden de otlak olarak yararlanması kararlaştırılmıştır. Kümes ve arılık için de yer ayrılması unutulmamıştır. Proje mimarlığını Emin Onat'ın yaptığı enstitüde, boş alan kalmamasına özen gösterildiği anlaşılmaktadır. Satın alınmış araziler içindeki eski çiftlik yapıları ya da eğitmen adaylarının yapmış olduğu binalar, yatakhane olarak ayrılmıştır. Yerleşmenin dışında kalan bu kesimler, özellikle kış günlerinde gidiş-geliş ve barınma açısından küçümsenmeyecek güçlükleri de beraberinde getirmiştir. Ama o aşamada başka çözüm de bulunamamıştır. Zaten, hızla artan öğrenci sayısı da böyle bir yerleşimi zorunlu kılmıştır.”(29)
Küçükcan’ın(30) Çifteler’de inşa faaliyetleriyle ilgili aktardıklarından, “yaparak öğrenme”nin eğitim sisteminin en etkin bileşenlerinden birini oluşturduğu anlaşılmaktadır. Yaşadıkları çevreyi (bir plan çerçevesinde) dönüştüren, inşa eden, yapıları tamir eden, onlara bakım yapan ve tüm bunları yaparken çeşitli beceriler kazanan öğrencilerin, şüphesiz ki Köy Enstitüleri Yerleşkeleriyle fiziksel ve duygusal ilişkilenmeleri bugün kavrayabileceğimizden çok farklı olmuştur. Bu öğrenciler, Köy Enstitülerinden mezun olup köy öğretmeni olarak göreve başladıklarında da mekânsal düzenleme ve inşa faaliyetlerini sürdürmüşler ve yaymışlardır. Bu açıdan bakıldığında, Çifteler Köy Enstitüsü’nün mekânsal gelişiminin izlerini bölge köylerde de takip etmek mümkün olacaktır.(31)
Türkiye’nin hem eğitsel hem de kültürel birikimi açısından önemli yere sahip Köy Enstitüleri Projesi’nin ilk deneyi konumundaki Çifteler Köy Enstitüsü’nün iki yerleşkesinin kültür varlığı olarak korunması ile ilgili bazı adımlar atılmıştır.(32) Çifteler Köy Enstitüsü Yerleşkelerinden bugün Yunus Emre Anadolu Öğretmen Lisesi Yerleşkesi olarak kullanılan Hamidiye Yerleşkesi, Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 27.10.2000 gün ve 1283 no.lu karar ile tescil edilmiştir. Mahmudiye Yerleşkesi’ne ilişkin bir tescil kararı ise bulunmamaktadır. Ancak her iki yerleşke için de detaylı bir mekânsal analiz ve değerlendirme çalışması henüz yapılmamıştır.(33) Yapıların mekânsal niteliklerinin anlaşılıp sürdürülebilir bir koruma önerisi geliştirmeye yönelik bir çalışmanın gerçekleştirilmesi oldukça önemlidir. Bu kapsamda, öncelikli olarak, Mahmudiye Yerleşkesi’nden geriye kalan yapı ve açık alanların tescil edilmesi gerekliliği öne çıkmaktadır. Şüphesiz ki, tüm Köy Enstitüleri arasında bir “ilk deney” olarak öncü bir rol üstlenmiş olan Çifteler Köy Enstitüsü Yerleşkelerinin değerlendirilmeleri ve korunmaları, Türkiye’deki eğitim ve kültür mirasının gelecek nesillere aktarılmasına önemli bir katkısı olacaktır.
* Bizimle değerli bilgilerini ve arşiv fotoğrafını paylaşan Prof. Dr. Osman Köksal’a ve fotoğrafları için Alper Elitok’a çok teşekkür ederiz.

 KAYNAKÇA

Akyıl, Z. Ayşe; Batur, Afife; Can, Cengiz, 2009, M. Emin Onat Yapıları Rehberi, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi.
Baysal, Ebru, 2012, “Köy Enstitülerinde Mekân Kurgusu ve Mimari Yapılanma”, Düşünen Tohum Konuşan Toprak, Cumhuriyetin Köy Enstitüleri, 1940-1954, (ed.) Ekrem Işın, Suna ve İnan Kıraç Vakfı, İstanbul, ss.136-158.
Bilir, Mehmet, 2000, Köy Enstitülerinin Toplum Kalkınmasına Etkileri: Çifteler Köy Enstitüsü Örneği, Araştırma Raporu, Ankara.
Bozdoğan, Sibel, 2002, Modernizm ve Ulusun İnşası: Erken Cumhuriyet Türkiyesinde Mimari Kültür, Metis Yayınları, İstanbul.
Dostoğlu, Neslihan Türkün; Özlem Erdoğdu Erkarslan, 2013, Leman Cevat Tomsu: Türk Mimarlığında Bir Öncü, 1913-1918, TMMOB Mimarlar Odası.
Keskin, Yıldız, 2012, “Köy Enstitüleri için Açılan Mimari Proje Yarışması ve Sonrası”,Düşünen Tohum Konuşan Toprak, Cumhuriyetin Köy Enstitüleri, 1940-1954, (ed.) Ekrem Işın, Suna ve İnan Kıraç Vakfı, İstanbul, ss.110-134.
Kıvılcım Çorakbaş, Figen; Sümertaş, Firuzan Melike, 2012, “Köy Enstitüleri Projesi’nin İlk Tohumu: Çifteler Köy Enstitüsü”, Eskiyeni, yıl:4, sayı:46, T.C. Eskişehir Valiliği, ss.12-18.
Kirby, Fay, 1962, Türkiye’de Köy Enstitüleri, İmece Yayınları, Ankara.
Köksal, Osman, 2009, “Osmanlı Dönüşüm Sürecinde Bir Devlet Teşebbüsü Olarak Çifteler Hara-yı Hümayunu ve Türk Atçılığına Katkıları”, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, cilt:10, sayı:2, ss.333-363.
Küçükcan, İlyas, 2008, Ülkeye Adanmışlıkta Köy Enstitüleri ve Çifteler (ÇKE) Örneği, TMMOB, Eskişehir.
Soygeniş, M. (konsept), 2009, Çifteler kayıtları, (ed.) B. Çelik, Mat Yapım, İstanbul.
Tonguç, İsmail Hakkı, 1998, Eğitim Yolu ile Canlandırılacak Köy, Köy Enstitüleri Vakfı, Ankara.
Yunus Emre Anadolu Öğretmen Lisesi, Wikipedia Türkiye,tr.wikipedia.org/wiki/Yunus_Emre_Anadolu_%C3%96%C4%9Fretmen_Lisesi [Erişim: 29.12.2009]

NOTLAR
1. Erken Cumhuriyet Dönemi’nin detaylı analizi için bkz: Bozdoğan, 2002.
2. Köy okullarında görev yapmak üzere öğretmen yetiştirecek okulların ilk örneği Osmanlı döneminde açılan Darülmuallimin’lerdir. İlk olarak 1848’de İstanbul’da açılan ve farklı okul seviyelerinde eğitim verecek öğretmenleri yetiştirmesi öngörülen bu okullar 19. yüzyılın sonlarına doğru taşra vilayetlerine de yayılmıştır. Açıldıktan kısa zaman sonra kız öğrenciler ile gayrimüslim milletlerden öğrencileri de kabul etmeye başlayan okulların programları pek çok revizyona uğramış olsalar da teorik ve pratik pek çok konuda eğitim vermişler, bu nitelikleri ile cumhuriyet döneminde açılan ve Köy Enstitülerine giden yolda önemli bir adım olarak değerlendirilen Teknik Öğretmen Okulları’nın altyapısını oluşturmuşlardır. Ancak bu okullardan mezun olan öğrencilerin hem sayıca yetersiz olmaları köylerde görev yapmak istememeleri nedeniyle soruna daha kalıcı bir çözüm arayışı ancak II. Meşrutiyet döneminden (1908 sonrası) itibaren hız kazanabilmiş, savaş yıllarının ardından Cumhuriyet ile birlikte kalıcı çözüme yönelik somut adımlar atılmıştır. Bkz: Öztürk, Cemil, 1999, “Cumhuriyet Döneminde Öğretmen Yetiştirme”, 75 Yılda Eğitim, Metin Celal, Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul, ss.283-284, 296; Öztürk, Cemil, 1996, “Köy Öğretmeni Yetiştirme Politikası ve ‘Köy Öğretmeni Yetiştiren Kurumlar”, Atatürk Devri Öğretmen Yetiştirme Politikası, Türk Tarih Kurumu, Ankara, ss.125-160. Bu süreçte, eğitim sistemi üzerine geliştirilmiş önerilerden biri olarak, Robert Kolej Müdürü C. F. Gates’in 1903-1932 yılları arasında kaleme aldığı notlarında yer verdiği “köy okulları” (village schools) projesi sayılabilir. Bkz: Gates, Caleb F., Basılmamış Notlar, Princeton Üniversitesi Nadir Eserler Koleksiyonu, 1903-1932.
3. Tonguç, 1998, ss.684-704.
4. 1940 yılında açılmış olan diğer Köy Enstitüsü İzmir Kızılçullu Köy Enstitüsü’dür. Köy Enstitülerinin ve Çifteler Köy Enstitüsü’nün kuruluş aşaması ile ilgili geniş bilgi için: Kirby, 1962; Küçükcan, 2008.
5. Küçükcan, 2008, ss.98-101.
6. Seydisuyu, Sakarya Nehri’nin kaynaktan sonraki ilk koludur.
7. 2011, Osmanlı Ticaret ve Sanayi Albümü, İstanbul Ticaret Odası Yayınları, İstanbul, ss.42-47.
8. Köksal, 2009.
9. Yunus Emre Anadolu Lisesi; Küçükcan, 2008, s.3.
10. Küçükcan, 2008, s.97.
11. Yunus Emre Anadolu Lisesi.
12. “4 Şubat 1954 tarihli 6234 sayılı karar ile”, Yunus Emre Anadolu Lisesi.
13. Yunus Emre Anadolu Lisesi.
14. 22.01.1990 tarihli ve 208.90.2814 sayılı karar.
15. Bu yapının hangi yapı olduğu, hala varolup olmadığı belirlenememiştir.
16. Küçükcan, 2008, s.104.
17. Mahmudiye’de eğitim amaçlı olarak inşa edilen ilk yapılardan biri olduğu düşünülen bu yapı, ilerleyen yıllarda büyük değişikliklere uğramış, hatta kendisine ana karakterini veren “Macar çatı” kaldırılarak yapıya iki kat eklenmiştir.
18. Mimarlık terminolojisinde “Macar çatılı” terimi bulunmadığından, Çifteler Köy Enstitüsü ile ilgili kaynaklarda geçen bu terimin Hasanoğlan ve Çifteler Köy Enstitüleri’nde bazı yapılar inşa ettiği bilinen Macar Usta Sili Layoş yönetiminde yapıldığını ve yerel mimariye benzemeyen çatı formunun bu sebeple “Macar çatı” olarak anıldığını düşünmekteyiz. Çifteler Köy Enstitüsü ile ilgili yaptığımız ilk çalışmada, “Macar çatılı” olarak adlandırılan yapının Çiftlik-i Hümayun için 1800’lerin sonunda inşa edilmiş yapı olabileceğini belirtmiştik (Bkz. Kıvılcım Çorakbaş; Sümertaş, 2012). Buna karşın, sonraki çalışmalarımızda (Sn. Prof. Dr. Osman Köksal’ın katkılarıyla) “Macar çatılı” yapının Köy Enstitüsü için inşa edilen yapılardan olduğunu ve 1800’lerin son çeyreğinde inşa edilen yapının ise bugün TİGEM yapısı olarak kullanılan yapı olduğunu anladık. (Resim 3) Her iki yapının yeri Resim 2’de gösterilmektedir.
19. Küçükcan 2008, ss.107-108.
20. Keskin, 2012, ss.112-113.
21. Baysal, 2012, s.143.
22. Baysal, 2012, s.143.
23. Keskin, 2012, ss. 115-116. Çifteler Köy Enstitüsü yerleşkelerin mimarları ilgili daha detaylı bilgiler şu yazımızda yeralmaktadır: Kıvılcım Çorakbaş; Sümertaş, 2012.
24. Akyıl; Batur; Can, 2009, s.15.
25. Dostoğlu; Erdoğdu Erkarslan, 2013, s.77.
26. Dostoğlu; Erdoğdu Erkarslan, 2013, s.79.
27. Akyıl; Batur; Can, 2009, s.75; Soygeniş, 2009, ss.7-8.
28. Akyıl; Batur; Can, 2009, s.75; Gusset (guse): kirişlerin kolonla birleştikleri yerlerde konumlanan üçgen destek elemanı.
29. Küçükcan, 2008, s.110.
30. Küçükcan, 2008, s.118.
31. Bilir, 2000; Küçükcan, 2008.
32. Kaya, Yalçın, 2001, Bozkırdan Doğan Uygarlık Köy Enstitüleri I: Antigone’den Mızraklı İlmihale, Tiglat Matbaacılık, İstanbul, s.304.
33. Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü Mimari Proje Dersi kapsamında gerçekleştirilen bir öğrenci çalışması bulunmaktadır: Soygeniş, 2009.